AKP’li Vekilden Hızlı ve Tek Taraflı Boşanma İsteyen Skandal Sözler
10Nisan2026,Cuma
Hızlı Boşanma, erkekler lehine boş ol sistemidir.
Hızlı Boşanma adı altında kadınların ve çocukların başta nafaka olmak üzere özellikle ekonomik haklarına el konulacaktır.
Hızlı Boşanma, boşanma aşamasındaki şiddeti önlemek bir yana yeni ve ağır şiddetlere yol açacaktır.
TBMM İnsan Hakları ve Dilekçe Komisyonları üyelerinin oluşturduğu Karma Komisyon’da kurulan Alt Komisyon, 8 Nisan günü ikinci toplantısını yaptı. Toplantıya AKP Milletvekili Adem Yıldırım’ın sözleri damgasını vurdu. Yıldırım,“ Nikah masalarındaki usulü, boşanma masalarına getirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin… Taraflardan biri nasıl ki nikah masasında “hayır” dediği zaman memur nikahı kıyamıyorsa… hayır diyen tarafın bunu mahkeme huzurunda (söylediğinde) boşanmayı gerçekleştirmesi gerektiği…” şeklinde skandal sözler sarf etti. Yıldırım tek taraflı boşanma isteğini “boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerin sayısının artmasına” bağladı.
Oysaki, yeni Adalet Bakanı 12. Yargı paketinde olacağını söylediği “hızlı boşanma” ile ilgili, "Çekişmeli boşanma davalarında taraflar aralarında 'evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz' dedikleri an hâkim bir tutanak tutup bunu arabulucuya gönderecek,” ifadelerini kullanmıştı. Kadın örgütleri olarak itiraz edilen bu düzenleme en azından iki tarafın da boşanma konusunda anlaşmasını öngörürken araya bir de arabuluculuk süreci ekliyordu.
Yıldırım ise, tam da erkek lehine “boş ol” sisteminde olduğu gibi tek taraflı bir “hayır” beyanı ile boşanmanın gerçekleşmesini savunuyor. “Boş ol” kelimeleri yerine, “hayır” kelimesini öneriyor.
Toplantıda bulunan CHP milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın hemen itiraz ettiği gibi, evlilik iki tarafın da evet demesi ile kurulur, boşanma da iki tarafın anlaşması halinde gerçekleşebilir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, yasada belirtilen koşullar ile yargıç tarafından boşanma kararı verilir.
Yıllardır, “hızlı boşanma” adı altında dilekçe ile boşanmaya karar verilmesi; çocuğun ve kadının nafakası, maddi ve manevi tazminat, mal rejimi gibi ekonomik konular ve velayet konularının daha sonra görüşülmesi tartışılıyor. Kadın örgütleri ise Medeni Yasa’ya ağır bir müdahale oluşturan ve erkek lehine “boş ol” sistemi getirecek bu tür düzenlemelere karşı çıkıyor.
TBMM tutanaklarına da yansıdığı üzere, kimi iktidar milletvekilleri ve destekçileri boşanmayı “bir taraf boşanmak istiyorsa hemen bitsin” anlayışıyla ele almaktadır. Çok iyi biliyoruz ki, kastettikleri “o taraf” erkeklerdir. Bu yaklaşım, boşanmayı, kadının nafaka, tazminat gibi evlilikten doğan ekonomik haklarını karara bağlamadan, erkeğin tek taraflı iradesiyle sona erdiren bir “boş ol” sistemine dönüştürmektedir. Kadınların yıllar süren mücadeleyle kazandığı ev içi emekle ilgili haklarını ortadan kaldırma girişimidir. Boşanma hukukunun, ekonomik sonuçları yönünden tartışmaya açılması dahi, devlet eliyle kadının ekonomik şiddete maruz bırakılmasıdır.
Kadınlar için boşanma yalnızca “evliliğin bitmesi” değildir. Boşanma; yıllarca karşılıksız emek verilen bir ilişkinin ardından ekonomik olarak ayakta kalabilme, şiddetten kurtulabilme, çocukların bakımını sürdürebilme ve yeni bir hayat kurabilme mücadelesidir. Türkiye’de kadınlar çoğu zaman güvencesiz işlerde ve erkeklerden çok daha düşük ücretle çalışmaktadır; ya da ev içi bakım yükleri nedeniyle çalışma hayatından uzak kalmaktadır. Bu nedenle nafaka, tazminat gibi haklar boşanmanın ayrılmaz parçasıdır.
Hukuk sistemimizde anlaşmalı boşanma kurumu mevcuttur. Taraflar boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu üzerinde anlaşabildikleri takdirde, bazen bir hafta gibi kısa bir sürede boşanabilmektedir. Dolayısıyla gerçekten hızlı boşanmak isteyen erkek açısından da mevcut hukuk düzeni yeterlidir; kadının mali haklarını teslim ederek anlaşmalı boşanma yoluyla kısa sürede boşanması mümkündür.
Kadınların evlilikten doğan mali haklarını elde etmeden, aile konutundan çocuklarıyla birlikte hızla uzaklaştırılmasına neden olacak hiçbir düzenlemeyi ve buna yönelik hiçbir tartışmayı kabul etmiyoruz.
Hızlı boşanma tartışması, iktidarın yıllardır dile getirdiği aile arabuluculuğu, nafakanın çok kısa sürelere indirilmesi, dini referanslarla şekillenen aile hukuku anlayışının bir parçasıdır. Medeni Kanun’un eşitlikçi yapısı adım adım aşındırılmak; kadınların yurttaş olarak sahip olduğu haklar, dini referanslara dayalı ataerkil bir aile düzeni lehine geriletilmek istenmektedir.
EŞİK olarak bir kez daha söylüyoruz: Boşanma kararı, nafaka, tazminat, velayetten ayrılamaz. Medeni Kanun’dan ve laik hukuk düzeninden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların eşit yurttaşlık hakkını gerileten, ev içi emeğine el koymak isteyen hiçbir düzenlemeye sessiz kalmayacağız.
“Boşanmayı hızlandırma” söylemiyle kadınların haklarını tasfiye etmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Kadınların yaşamı, emeği ve hakları pazarlık konusu değildir.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Son olarak da şunu söyleyeyim, bu konuyla alakalı sizin de tavsiye edeceğiniz kararlara belki ilham oluşması açısından. Boşanma noktalarında, boşanma davalarındaki usulün yani nikâh masasındaki usulü boşanma masalarına getirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin ve bu, hem insanların birbiriyle olan irade esaslı olduğu takdirde bu kadın cinayetlerinin önüne geçmiş oluruz. Mal paylaşımlarıyla alakalı kısımlar, eyvallah, devam etsin, onun davası devam etsin, orada itirazımız yok ama taraflarından biri nasıl ki nikâh masasında "Hayır." dediği zaman memur nikâhı kıyamıyorsa bir yıl sonra, beş yıl sonra on yıl sonra, on beş yıl sonra "Hayır." diyen bir tarafın bunun mahkeme huzurunda boşanmayı gerçekleştirmesi gerektiği... Yoksa, on yıl, on beş yıl, dokuz yıl, on yıl boşanma sürer mi Allah aşkına? sürdüğü zaman işte artık burayı problemli hâle getiriyoruz, evlilikleri geciktiriyoruz. Bugün evlenme yaşı Türkiye'de 30 yaşına gelmiş. Bunun en büyük sebebi, boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerimizin sayısının artmasıdır. Bu, toplumsal bir vakadır. Bunun partisi olmaz, bunun siyaset olmaz. Hep beraber bunun üzerinde fikir yorup bir noktaya gelmemizde fayda olduğunu düşünüyorum. Ben tekrar teşekkür ederim.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkanım, birkaç konuda itirazım var, söz almak istiyorum.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER - Buyurun Gülizar Vekilim.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Beyefendi fark etti, Sayın Denetçi, öncelikle gençlerin 30 yaşında evlenemiyor olmasını boşanmama şeyine bağlamak çok da doğru bir yaklaşım değildir. "Acaba kolay boşanır mıyım?" düşüncesiyle kurulmaz evlilik kurumu, bu, evlilik kurumuna da bence haksızlık olur, bunu ifade etmek isterim. Boşanma davalarının bu kadar sürmesinin sebebi boşanma davalarındaki usulden değildir, yargı yüzündendir. Aile mahkemesindeki davanın duruşmasına yılda 2 defa giriyorsanız, boşanma davası gecikir.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Yargı yükü nerede, eskiden asliye hukuklar daha erken boşuyordu, şimdi 50 tane aile mahkemesi kuruldu yine boşanamıyorlar.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Vekilim, boşanma davalarındaki ortalama süre sekiz aydır.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Sekiz ay da çok.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Şöyle, kusuru ortadan kaldıramazsınız. Örneğin, bir kadın, eşi tarafından şiddete maruz kalmıştır.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Yerel mahkemede sekiz ay bu arada, bunun istinaf var, bir yıl oradan, iki yıl da Yargıtaydan; beş yıl yani.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - İşte tam da bahsettiğim gibi, sistemden kaynaklı bir problem var.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - O zaman yerel mahkemenin verdiği karar orada kesinleşsin, istinafa gitmesin.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Öyle bir şey olamaz, hak denen bir şey vardır, hak mücadelesi vardır.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER - Hak arama yolları olarak olur o.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Tabii, hak arama yollarını kapatamazsınız, bu, hani bizim Komisyonumuzun bir kere asla dile getirmemesi gereken bir konu. O nedenle, diyorsunuz ya evlendirme memuru, her iki taraf da evlenmek istediği için o masada evlilik kurumu kurulur ama her iki taraf da boşanmak istemiyorsa aynı şekilde bir tarafın istemesiyle siz onu masada boşamaya kalkarsanız o zaman tam da işte insan hakları konusunda ciddi bir ihlalin önünü açmış olursunuz. Evlilik kurumunda -az önce de ifade ettim- evlendirme memuru ne diyor? Her iki tarafa da soruyor. Bir tanesi "Hayır." dediği zaman kurum teşekkür ediyor mu?
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Etmez.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - O zaman bir taraf "Boşanacağım." dediği zaman da boşanma olmaz.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Niye olmuyor?
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Ama evlenemiyorsa niye boşansınlar tek şeyle, öyle şey olur mu?
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER - Evet, Gülizar ve Adem Vekilim, teşekkür ediyoruz.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Ben sizin o düşüncenizi çürütecek çok argümanım var ama burası müsait değil, başka zaman konuşalım.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER - Evet, Gülizar Vekilim, lütfen.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Tamam. Nafaka konusunda da bahsettiğimiz gibi yani süresiz nafaka, bilmem ne hepsi birer argümandır, hepsini ben de çürütebilirim. Teşekkür ederim.
AKP’li Vekilden Hızlı ve Tek Taraflı Boşanma İsteyen Skandal Sözler
TBMM İnsan Hakları ve Dilekçe Komisyonları üyelerinin oluşturduğu Karma Komisyon’da kurulan Alt Komisyon, 8 Nisan günü ikinci toplantısını yaptı. Toplantıya AKP Milletvekili Adem Yıldırım’ın sözleri damgasını vurdu. Yıldırım,“ Nikah masalarındaki usulü, boşanma masalarına getirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin… Taraflardan biri nasıl ki nikah masasında “hayır” dediği zaman memur nikahı kıyamıyorsa… hayır diyen tarafın bunu mahkeme huzurunda (söylediğinde) boşanmayı gerçekleştirmesi gerektiği…” şeklinde skandal sözler sarf etti. Yıldırım tek taraflı boşanma isteğini “boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerin sayısının artmasına” bağladı.
Oysaki, yeni Adalet Bakanı 12. Yargı paketinde olacağını söylediği “hızlı boşanma” ile ilgili, "Çekişmeli boşanma davalarında taraflar aralarında 'evet biz boşanma konusunda anlaşıyoruz' dedikleri an hâkim bir tutanak tutup bunu arabulucuya gönderecek,” ifadelerini kullanmıştı. Kadın örgütleri olarak itiraz edilen bu düzenleme en azından iki tarafın da boşanma konusunda anlaşmasını öngörürken araya bir de arabuluculuk süreci ekliyordu.
Yıldırım ise, tam da erkek lehine “boş ol” sisteminde olduğu gibi tek taraflı bir “hayır” beyanı ile boşanmanın gerçekleşmesini savunuyor. “Boş ol” kelimeleri yerine, “hayır” kelimesini öneriyor.
Toplantıda bulunan CHP milletvekili Gülizar Biçer Karaca’nın hemen itiraz ettiği gibi, evlilik iki tarafın da evet demesi ile kurulur, boşanma da iki tarafın anlaşması halinde gerçekleşebilir. Taraflar anlaşamadıkları takdirde, yasada belirtilen koşullar ile yargıç tarafından boşanma kararı verilir.
Yıllardır, “hızlı boşanma” adı altında dilekçe ile boşanmaya karar verilmesi; çocuğun ve kadının nafakası, maddi ve manevi tazminat, mal rejimi gibi ekonomik konular ve velayet konularının daha sonra görüşülmesi tartışılıyor. Kadın örgütleri ise Medeni Yasa’ya ağır bir müdahale oluşturan ve erkek lehine “boş ol” sistemi getirecek bu tür düzenlemelere karşı çıkıyor.
TBMM tutanaklarına da yansıdığı üzere, kimi iktidar milletvekilleri ve destekçileri boşanmayı “bir taraf boşanmak istiyorsa hemen bitsin” anlayışıyla ele almaktadır. Çok iyi biliyoruz ki, kastettikleri “o taraf” erkeklerdir. Bu yaklaşım, boşanmayı, kadının nafaka, tazminat gibi evlilikten doğan ekonomik haklarını karara bağlamadan, erkeğin tek taraflı iradesiyle sona erdiren bir “boş ol” sistemine dönüştürmektedir. Kadınların yıllar süren mücadeleyle kazandığı ev içi emekle ilgili haklarını ortadan kaldırma girişimidir. Boşanma hukukunun, ekonomik sonuçları yönünden tartışmaya açılması dahi, devlet eliyle kadının ekonomik şiddete maruz bırakılmasıdır.
Kadınlar için boşanma yalnızca “evliliğin bitmesi” değildir. Boşanma; yıllarca karşılıksız emek verilen bir ilişkinin ardından ekonomik olarak ayakta kalabilme, şiddetten kurtulabilme, çocukların bakımını sürdürebilme ve yeni bir hayat kurabilme mücadelesidir. Türkiye’de kadınlar çoğu zaman güvencesiz işlerde ve erkeklerden çok daha düşük ücretle çalışmaktadır; ya da ev içi bakım yükleri nedeniyle çalışma hayatından uzak kalmaktadır. Bu nedenle nafaka, tazminat gibi haklar boşanmanın ayrılmaz parçasıdır.
Hukuk sistemimizde anlaşmalı boşanma kurumu mevcuttur. Taraflar boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu üzerinde anlaşabildikleri takdirde, bazen bir hafta gibi kısa bir sürede boşanabilmektedir. Dolayısıyla gerçekten hızlı boşanmak isteyen erkek açısından da mevcut hukuk düzeni yeterlidir; kadının mali haklarını teslim ederek anlaşmalı boşanma yoluyla kısa sürede boşanması mümkündür.
Kadınların evlilikten doğan mali haklarını elde etmeden, aile konutundan çocuklarıyla birlikte hızla uzaklaştırılmasına neden olacak hiçbir düzenlemeyi ve buna yönelik hiçbir tartışmayı kabul etmiyoruz.
Hızlı boşanma tartışması, iktidarın yıllardır dile getirdiği aile arabuluculuğu, nafakanın çok kısa sürelere indirilmesi, dini referanslarla şekillenen aile hukuku anlayışının bir parçasıdır. Medeni Kanun’un eşitlikçi yapısı adım adım aşındırılmak; kadınların yurttaş olarak sahip olduğu haklar, dini referanslara dayalı ataerkil bir aile düzeni lehine geriletilmek istenmektedir.
EŞİK olarak bir kez daha söylüyoruz: Boşanma kararı, nafaka, tazminat, velayetten ayrılamaz. Medeni Kanun’dan ve laik hukuk düzeninden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların eşit yurttaşlık hakkını gerileten, ev içi emeğine el koymak isteyen hiçbir düzenlemeye sessiz kalmayacağız.
“Boşanmayı hızlandırma” söylemiyle kadınların haklarını tasfiye etmeyi aklınızdan bile geçirmeyin. Kadınların yaşamı, emeği ve hakları pazarlık konusu değildir.
#MedeniYasayaDokunma
#YasalaraDokunmaUygula
10 Nisan 2026
EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu
www.esik.org.tr/iletisim@esikplatform.net
DİLEKÇE KOMİSYONU ILE İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU ÜYELERİNDEN OLUŞAN KARMA KOMİSYON ALT KOMİSYONU 8 NİSAN 2026TARİHLİ TOPLANTI TUTANAĞI
(https://www.tbmm.gov.tr/Tutanaklar/TutanakGoster/5393)
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Son olarak da şunu söyleyeyim, bu konuyla alakalı sizin de tavsiye edeceğiniz kararlara belki ilham oluşması açısından. Boşanma noktalarında, boşanma davalarındaki usulün yani nikâh masasındaki usulü boşanma masalarına getirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin ve bu, hem insanların birbiriyle olan irade esaslı olduğu takdirde bu kadın cinayetlerinin önüne geçmiş oluruz. Mal paylaşımlarıyla alakalı kısımlar, eyvallah, devam etsin, onun davası devam etsin, orada itirazımız yok ama taraflarından biri nasıl ki nikâh masasında "Hayır." dediği zaman memur nikâhı kıyamıyorsa bir yıl sonra, beş yıl sonra on yıl sonra, on beş yıl sonra "Hayır." diyen bir tarafın bunun mahkeme huzurunda boşanmayı gerçekleştirmesi gerektiği... Yoksa, on yıl, on beş yıl, dokuz yıl, on yıl boşanma sürer mi Allah aşkına? sürdüğü zaman işte artık burayı problemli hâle getiriyoruz, evlilikleri geciktiriyoruz. Bugün evlenme yaşı Türkiye'de 30 yaşına gelmiş. Bunun en büyük sebebi, boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerimizin sayısının artmasıdır. Bu, toplumsal bir vakadır. Bunun partisi olmaz, bunun siyaset olmaz. Hep beraber bunun üzerinde fikir yorup bir noktaya gelmemizde fayda olduğunu düşünüyorum. Ben tekrar teşekkür ederim.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkanım, birkaç konuda itirazım var, söz almak istiyorum.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER - Buyurun Gülizar Vekilim.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Beyefendi fark etti, Sayın Denetçi, öncelikle gençlerin 30 yaşında evlenemiyor olmasını boşanmama şeyine bağlamak çok da doğru bir yaklaşım değildir. "Acaba kolay boşanır mıyım?" düşüncesiyle kurulmaz evlilik kurumu, bu, evlilik kurumuna da bence haksızlık olur, bunu ifade etmek isterim. Boşanma davalarının bu kadar sürmesinin sebebi boşanma davalarındaki usulden değildir, yargı yüzündendir. Aile mahkemesindeki davanın duruşmasına yılda 2 defa giriyorsanız, boşanma davası gecikir.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Yargı yükü nerede, eskiden asliye hukuklar daha erken boşuyordu, şimdi 50 tane aile mahkemesi kuruldu yine boşanamıyorlar.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Vekilim, boşanma davalarındaki ortalama süre sekiz aydır.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Sekiz ay da çok.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Şöyle, kusuru ortadan kaldıramazsınız. Örneğin, bir kadın, eşi tarafından şiddete maruz kalmıştır.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Yerel mahkemede sekiz ay bu arada, bunun istinaf var, bir yıl oradan, iki yıl da Yargıtaydan; beş yıl yani.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - İşte tam da bahsettiğim gibi, sistemden kaynaklı bir problem var.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - O zaman yerel mahkemenin verdiği karar orada kesinleşsin, istinafa gitmesin.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Öyle bir şey olamaz, hak denen bir şey vardır, hak mücadelesi vardır.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER - Hak arama yolları olarak olur o.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Tabii, hak arama yollarını kapatamazsınız, bu, hani bizim Komisyonumuzun bir kere asla dile getirmemesi gereken bir konu. O nedenle, diyorsunuz ya evlendirme memuru, her iki taraf da evlenmek istediği için o masada evlilik kurumu kurulur ama her iki taraf da boşanmak istemiyorsa aynı şekilde bir tarafın istemesiyle siz onu masada boşamaya kalkarsanız o zaman tam da işte insan hakları konusunda ciddi bir ihlalin önünü açmış olursunuz. Evlilik kurumunda -az önce de ifade ettim- evlendirme memuru ne diyor? Her iki tarafa da soruyor. Bir tanesi "Hayır." dediği zaman kurum teşekkür ediyor mu?
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Etmez.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - O zaman bir taraf "Boşanacağım." dediği zaman da boşanma olmaz.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Niye olmuyor?
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Ama evlenemiyorsa niye boşansınlar tek şeyle, öyle şey olur mu?
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER - Evet, Gülizar ve Adem Vekilim, teşekkür ediyoruz.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Hayır, şöyle, masada oturuyorsunuz, evlendirme memuru soruyor...
ADEM YILDIRIM (İstanbul) - Ben sizin o düşüncenizi çürütecek çok argümanım var ama burası müsait değil, başka zaman konuşalım.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER - Evet, Gülizar Vekilim, lütfen.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Tamam. Nafaka konusunda da bahsettiğimiz gibi yani süresiz nafaka, bilmem ne hepsi birer argümandır, hepsini ben de çürütebilirim. Teşekkür ederim.